Sevgili Günlük :)
25.03.2008-SALI (Sarmısak Kafalı:) )
Sevgili Günlük,
Bu sabah kahvaltıyı hazırlarken bir de baktım ki; mutfağın tam girişini karıncalar sarmış. Daha önce veterinerden o "kemirgen ve azimli" yaratıklar için çok etkili olduğunu bildiğim beyaz toz ilaçtan almıştım. Mutfak girişinde adeta barikat kurmuş olan ince belli esmer girişkenlerin etrafını, o ilaçla sardım. Anladılar... Sabahın 8'inde bir telaşa düştüler ki... Ama, onlara acımadım. İsteseler de istemeseler de ölecekler. Sabah sabah, böyle bir şey yaptığım için çok üzgünüm ama yaptım işte...
Ben onları öldürmezsem, onlar benim evimi kendi evleri gibi kullanıyorlar. Böyle düşünüp kendimi avutuyorum. Acaba öldüler mi? Canlarım benim... Üzgünüm. Eve gidince ilk işim onlara bakmak olacak. Vicdan azabına yakın bir şeyler hissediyorum.
Hoşça Kal Sevgili Günlük.
26.03.2008-ÇARŞAMBA
Sevgili Günlük,
Dün eve gittim... Eşim bencen önce eve gelmiş, o ilaçları falan süpürmüş, temzilemiş. Korkarak sordum; "Ölmüşler miydi?" diye; "Evet" dedi. "Hepsi birden mi?" dedim... "Hıı" dedi. Velhasıl; artık yoklar. Ama hepsi eşim yüzünden. Bir önceki gün yere süt dökmüş. Güya temizlemek için de kuru bezle sütü şöööyle bir sıyırmış, o kadar. E, karınca bu, bugün olmazsa yarın muhakkak gelir. ...ve benim hışmıma uğrar... Pişmanım. Ama suç eşimin işte bana ne bana ne! :)
Neyse, gerçekleri anlattığıma göre, içimi ferah tutabilirim:) Hoşça kal Sevgili Günlük.
27.03.2008-PERŞEMBE
Değerli Günlük...
Bir gün daha bitti ve cipcici bir gün başladı. Ama ben sana bugün bir şeyler yazmayacağım. Alışmalısın. Her günüm olaylı geçmiyor canım. Ne zaman yazılmaya değer olay olursa ya da ne zaman yazasım gelirse, o zaman yazacağım. Bu yüzden; birkaç gün sesim soluğum kesilirse endişelenme; ölmüş olmam. Ölürsem ilk sana haber veririm, söz:)
Ha, bu arada; şu sloganı da yazayım; gelen geçen okusun; baksın öğrensin.
"ÖLÇÜLÜ ŞİİR, KURALLI CÜMLE İÇİN EL ELE!"
" www. habernews. com" " www . mavizaman. com "
ÜÇÜNCÜ YENİ; Bence Edebiyatımızın Can Damarı. Bu akımın fikrini tanımanızı tavsiye ederim.
28.03.2008-CUMA
Sevgili Günlük Arkadaşım.
İnanamayacaksın, ama sana yine bizim evdeki ince belli esmer kemirgen güzellerden bahsedeceğim.
Bu sabah… Yine kahvaltı hazırlarken… Anaaaamm, ne göreyim; musluğun hemen arkasında kalan duvara işlenmiş taşların ikisinin arasında kalan böyle çukur gibi yerden, nohuttan daha büyük bir ekmek parçası yukarı doğru tırmanıyor. İyice yaklaşınca 6-7 tane karıncanın bu ekmek parçasını sarıp sarmalayıp o kadar yolu tırmanıp o ekmek parçasını çıkarmaya devam ettiklerini gördüm. Ay, kıyamadım bu sefer; öldürmedim. Arada bir sendelemelerine bakarak “Kesin düşerler” diye düşündüm ve 2-3 dk. onlara sırtımı döndüm; çayı demledim vs. Musluk yönüne doğru tekrar döndüğümde ne göreyim; 8-9 arkadaşlarını daha çağırmışlar. O, kendilerinden rahat 8-9 kat büyük ekmek parçasını, o 90 derece dik duvarda parçalamışlar da, herkes payına düşeni götürüyor. Hangi arada haberleştiler, hangi arada parçaladılar… Kim bilir ne çok birbirlerine seslendiler, parçalama işleminde zorlanıp “çok zoorr, oof, yoruldum.” diye bağrıştılar da ben duyamadım:) Bizim evde çok gürültü var canım.:)
Sevgili Günlük; ben günlüklere isim koymazsam, içim rahat etmez. Bunun için, sana bir “isim” müjdesi veriyorum. Artık senin bir adın var ve ben sana bundan sonra “Sevgili Günlük” diye değil; “Sevgili Karınca” diye hitap edeceğim. İlk günleri böyle karıncalardan bahsettik madem, adın da Karınca olsun. Ne dersin.
Şimdilik bu kadar.
Görüşmek Üzere Karınca’cığım:)
31.03.2008-PAZARTESİ
Merhaba Sevgili Karınca,
Bugün kendimi çok aç hissettiğim için önüme çıkan "yiyilebilecek" her şeyi "HAM" yapıyorum. Ama sen korkma, karıncalar "yiyilebilir" listemde yok:)
Bu arada karar verdim; sana benim evdeki ince belli esmer kemirgen güzeller'den bahsetmeyeceğim. Ya hu, neredeyse bütün hayatımı işgal ettiler. Anlatmıyorum işte. Allah Allah.
Neyse, hadi hoşça kal Karınca:)
03.04.2008-ÇARŞAMBA
Merhaba Karınca…
Güzel bir gün başladı. Ama ben manasız bir hüzün içindeyim. Bu hüzünler de hep “gelmemesi gereken zamanda” geliyorlar.
Babamı özledim Karınca. Hiç özlemeyeceğimi düşündüğüm yanlarını bile özledim. Aslında babam zaten iyi biri. Ama işte, herkesin bir “çekilmez” tarafı olur ya… İşte o çekilmez yan-lar-ını da özledim.
Hüzünlüyüm ya, kim bilir şimdi daha ne özlemler sıralarım. J
Karınca,
Saatleri ileri aldık alalı, ben iyice “uykusuz” oldum çıktım be yah. Bir önerin var mıdır? Ne önerin olacak ki; karıncalar zaten vızır vızır çalışır. Uyku mu bilirler? Sormadım farzet. Bu arada; ben bir şey daha özledim. Hani saatleri ileri aldık ya; bir daha hiç geri alınmayacakmış ya; hah işte; ben “saati geri almayı” özledim. J Abarttım galiba.
Karıncacığım,
Şimdilik bu kadar yazıp ara vermek istiyorum.
Hoşça kal.
Yine bir şeyleri ya da birilerini özlersem, yazarım:)
25.04.2008-CUMA
Merhaba Sevgili Karınca,
Uzun zaman oldu biliyorum. Ama zaten o kadar yoğunum ki, neredeyse düşünmeye bile vaktim yok. Yine de bu temponun arasında bazı küçük güzelliklere fırsat bulabiliyorum.
Mesela; bundan birkaç gün önce, 6 yıldır görüşemediğim ve izini kaybetiğim liseden Edebiyat öğretmenimin izini buldum. Görev yaptığı okula faks gönderdim. Şaşkınlıktan 10 dk. sadece sabit durmuş. Eli kolu kıpırdamaya başlayınca da faksa yazdığım numarayı aramış. Velhasıl; görüşüyoruz. Birini daha buldum:) Yaşasın.
Annem hastaymış karınca... Konuyla alakalı gelişmeleri seninle paylaşmayı düşünüyorum. Hele bir ablam memlekete gitsin ve beni de durumdan haberdar etsin. Benim içim rahat etsin... Sana da yazacağım.
Bir internet sitesinde "Anne" konulu bir kompozisyon (düzyazı) yarışması varmış Son başvuru tarihi 30 Nisan. 11 Mayıs Anneler Günü'nde de kazananı açıklayacaklarmış. Katılmayı düşünüyorum. Sonuçtan seni de haberdar ederim.
Aktarabileceğim gelişmeler bu kadr:) Hoşça kal Esmek Şey:)
02.05.2008-CUMA
Merhaba Karınca,
Gece ömrümde benzerini hiç görmediğim bir rüya gördüm.
Ablamla bir Pazar yerindeydik. Bir tezgah dikkatimi çekti. Yakından baktığımda tezgahın üstünde minik minik kurbağaların salamuralarının olduğunu gördüm. Renkleri koyulaşmıştı ve tabi ki buruş buruş olmuşlardı. O gariplere bunu nasıl yapmışlardı? Bakmaya dayanamayıp midem bulandığı için arkama döndüm. Bir de ne göreyim; kocaman kocaman kurbağa kafaları...
Bedenlerini satmışlar, kafalarını dizmişlerdi. Koyunun başı kadar büyük kafalardı. Güya kurbağaları yiyorlarmış… (Dünya üzerinde yiyenler de zaten varmış) Nasıl kıyıyorlar , nasıl? Neyse, rüya böyle, etkisinde kalmadım desem yalan olur.Ama bence bu rüya bana bır kesmet haberi veriyor.
Hadi hayırlısı bakalım.
Anlatırım; yeter ki gelişme olsun:)
6 HAZİRAN 2008-ÇARŞAMBA
Karınca…
Merhaba, uzun zaman oldu. Her zamanki gibi yine şıp diye kayboldum ve kafama eser esmez döndüm.
Nasılsın? diye halini hatırını sormak isterim. Kimseler cevap veremediğini düşünür ama ben senden gelen cevabı da bilirim, senin benim halimi soruşunu da duyarım.
Ben de nasıl olayım, iyiyim. Hayat devam ediyor; sabit gerçeğimiz budur. Hayat devam ediyorsa, kendime iyi bakmak zorundayım; bu da göz ardı edemeyeceğim zorunluluğumdur. İşte bu iki değişmez kural çerçevesinde, diğer şartları göğüsleyip koşturmama devam ediyorum. Tabi ki aksattığım pek çok şey var. Bu aksamalar belki de gelecek’te bazı gecikmelerin tohumları oluyordur. Oluyordur da; elimden gelen de budur. Hani yangında kurtarılması gerekenlerin öncelik sırası vardır ya; şu durumda da öncelik ya da önem sırasına göre bir eleme yapıp, ona göre bir rota seyrediyorum. Bu duruma; sosyal hayatta “tecrübe”, iş hayatında “zaman yönetimi”, aile hayatında “olgunluk” deniyor. Şu halimle “tecrübe”leriyle “olgun”laşmış iyi bir “zaman yöneticisi” miyim? hiiiiiiç bilemiyorum. Tek amacım, hayat kalitemi düşürmemek. Bunun için de öncelik sıramızı bilmemiz gerekir. Ama Sevgili Karınca, senin böyle bir sıkıntın yok, ne güzel. Hayır, seni küçümsediğimi düşünme. Sen, birçok insandan “insansın”. En azından dinlemeyi biliyorsun ve hırsların yok. Kulağına “pek hayasız, pek mantıksız” şeyler fısıldayan şeytanın yok.
Karınca,
Yine dertleşeceğiz. Beni burada bekle.
Hoşça kal.
10.07.2008-PERŞEMBE
Merhaba Karınca Arkadaşım, dertdaşım, sırdaşım vb...
Sayfamı bir çok defa güncellemeye çalıştım ama Kader olsagerek; başaramadım. Bari şimdi günlük yazayım.
Görüşemediğimiz ya da yazışamadığımız bu uzun zaman içerisinde oldukça sıkıntılı ve üzücü günler yaşadım. Sonuçta ise ben üzüldüğümle kaldım... Ne birşeyler düzeldi ne de durumu düzeltmeye gönüllü birileri oldu... Sağlık olsun. Bundan da şu sonucu çıkartıyoruz; "Kendin yaptığın hatalara az üzül, başkalarının yaptıklarına üzülme."
Karınca,
Evlilik yavaş yavaş "dank" etmeye başladı:) 7. ayımda nihayet:) İnşallah fazla şımarıp da "Ayh, ben sıkıldım. Azıcık git, bir ara dönersin." uğurlama sözleriyle benim adamı bilmediğim yerlere göndermem:)
Ama ne kadar "dank" ederse etsin. Evlilik güzel...
Bu kadar yeter.
Kendine iyi bak:)
17.11.2009-SALI (Yine Sarmısak Kafalı)
Bu günün daha ilk saatindeyim. Gecenin bu vakti ne yazacaksam...
Canım sıkkındı Karınca arkadaşım. Ama şimdi biraz daha iyiyim. Hayatı yaşatıp yürütmeye çalışmak kolay değil tabi... Dünyaya geldik bir kere... Demek ki kapasitemiz var:) Yani dünyaya gelmişiz, bu yaşa ulaşmışız:) Ama yorulmadan da olmuyor ki...
Sana son yazdığımdan bu yana bayağı zaman geçti. Ben postacı oldum bu arada:) İşimi çok seviyorum. İşimle alakalı seninle paylaşacağım çook şey var:) Sabırlı ol:)
Gecenin bu vaktinde ancak çıtlatma fırsatım var. Arkası yarın :))
Hadi iyi geceler.
3 yorum yazılmıştır
Yazan:gülşah | Tarih: 2008-05-05 15:49:02Konu: vkjvkgjgjfdgo
Yazan:ingilizceegitim | Tarih: 2008-03-26 19:47:50benim canım arkadaşım kurbağalarla kafayı bozarsan böle olur kurbğalar kabusun olur sonunda :)
Konu: merhabalar tekrar
Yazan:ingilizceegitim | Tarih: 2008-03-25 18:30:40Aslında bloglarla uğraşmak iyi bir boş vakit geçirme uğrasısı olarak görülebilir..
google reklamları sayaçlar şablonlar falan ise bu uğraş arasında vakit öldürme argümanları...
sizinde dediğiniz gibi bu anlamda yazışarak yardımlaşabiliriz..
En azından blog sayfası yeni bir insanıda ha tanımama vesile oldu.. Sizce bu bile bir kazanç değilmi:)
sevgilerimle..
Ha bu arada ismim Murat...
Konu: slmlar
sayfanızı ziyaret ettim..
gayet güzel yazılar mevcut...
iade-i ziyaretiniz beni ziyadesiyle memnun kılcaktır...
mutluluklar..
tekrar merhaba..
tabiki dediğiniz gibi karsılıklı fikir teat,ler,nde bulunabiliriz..
blog la uğrasmanın i,lk güzel yanı insanları aynı yerde buluşturabliypor olması..
mutluluklar
bu gun cumartesi..
bir çalışma haftasının ertesi günü sabah geç kalkmanın hazzını yaşayabildiğim bir gün...
inşallah sende bu hayat rayında taşa çakıla denk gelmeden keyfinin moralinin balansını bozmadan ilerlersin...
Düzenleyen ingilizceegitim gün: 29/3/2008 saat: 12:47